Sinema Öğrencileri Artık Film İzleyemiyor

İki saatlik bir filmi artık bitiremiyor muyuz? Geçenlerde okuduğum bir yazı tam da bunu anlatıyordu — sinema öğrencileri bile artık uzun bir filme odaklanmakta zorlanıyor. Suçlu belli: telefonlar. Ama beni asıl düşündüren, bunun sadece film izlemekle ilgili olmaması — dikkat kapasitemizin genel olarak nasıl aşındığıyla ilgili. Yazıda üç basit ama işe yarayan öneri de var, kendi üzerimde denemeye niyetliyim.

8/24/20262 min read

Geçenlerde The Atlantic'te bir yazıya denk geldim, başlığı beni hem güldürdü hem de biraz ürküttü: "Artık Filmleri Sonuna Kadar İzleyemeyen Sinema Öğrencileri." Rose Horowitch imzalı bu yazı, ülke genelindeki sinema profesörlerinin son yıllarda dile getirdiği ortak bir şikayeti masaya yatırıyor.

Wisconsin Üniversitesi'nden sinema profesörü Craig Erpelding'in söyledikleri özellikle çarpıcı: Eskiden bir filmi ödev olarak vermek öğrencilerin en sevdiği görevlerden biriymiş. Şimdiyse öğrenciler bunu bile tamamlayamıyor. Horowitch'in görüştüğü 20 kadar profesörün ortak gözlemi de aynı yönde: özellikle pandemiden bu yana, öğrenciler uzun metrajlı bir filme odaklanmakta ciddi zorluk çekiyor.

Peki suçlu kim? Profesörlerin neredeyse hepsi aynı şeye işaret ediyor: akıllı telefonlar.

Tufts Üniversitesi'nde Film ve Medya Çalışmaları bölümünün kurucu direktörü, gösterim sırasında telefon kullanımını yasaklamayı denemiş ama bunu uygulamanın imkansız olduğunu görmüş — sınıfın yarısı yine de gizli gizli telefonuna bakıyormuş. USC'den bir başka profesör ise gözlemini daha da çarpıcı bir benzetmeyle anlatıyor: öğrenciler tıpkı yoksunluk çeken bir bağımlı gibi davranıyor, telefonlarına ne kadar uzun süre dokunmasalar o kadar huzursuzlanıyorlar.

İşin altında yatan mekanizma

Okuma uzmanı Maryanne Wolf, bunu "bilişsel sabır" kavramıyla açıklıyor: çoklu görevden kaçınıp odaklanmış, sürdürülebilir bir dikkati koruyabilme ve tatmini erteleyebilme becerisi.

Akıllı telefonlar tam olarak bu beceriyi aşındırıyor. Cihazı elimize her aldığımızda beynimizdeki kısa vadeli ödül sistemi devreye giriyor, bir beklenti dalgası yaratıyor ve bu da bizi dikkatimizi dağıtacak davranışa doğru itiyor. Bu döngü sürekli tekrarlandıkça, uzun süreli odaklanma kasımız adeta körelmeye başlıyor — kullanılmadığı için zayıflıyor.

Bu yüzden artık pek çok kişinin iki saatlik bir filmi bitirecek bilişsel sabra sahip olmaması hiç şaşırtıcı değil.

Peki çözüm ne?

Bence buradaki soruna, dikkatimizin genel olarak zayıflaması gibi daha büyük bir meseleye de uygulanabilecek bir yaklaşımla bakabiliriz: bir filmi baştan sona izleyebilmeyi, dikkatimizi yeniden inşa etmek için küçük ama somut bir hedef haline getirmek. Tıpkı ilk kez 5 km koşmaya çalışan birinin hedefi gibi — zorlayıcı ama ulaşılabilir bir eşik.

Bu hedefi benimsediğinizi varsayarsak, işte denemeye değer üç öneri:

  1. Telefonu başka bir odada bırakın. Kısa vadeli ödül sisteminizin sizi ele geçirmesine fırsat vermemiş olursunuz.

  2. Daha iyi filmler seçin. Gerçekten anlamlı bir izleme deneyimi, uzun vadeli ödül sisteminizi güçlendirir ve gelecekte tatmini ertelemeyi kolaylaştırır.

  3. "Otuz dakika kuralını" deneyin. Filme başlamadan önce filmle ilgili bir inceleme okuyun, neden değerli olduğunu anlayın. Sonra her otuz dakikada bir durup başka bir yorum ya da analiz okuyun. Bu, filmi sadece "bitirmek için izlemek"ten çıkarıp, sürekli bir keşif ve takdir haline getiriyor.

Burada bir ironi olduğunun farkındayım — bir ekranın dikkatimizi dağıtmasını önlemek için başka bir ekrana bakmayı öneriyorum. Ama gerçek şu ki, çoğumuz dijital cihazların zihnimiz üzerindeki etkisinden rahatsızız, sadece buna nasıl karşı koyacağımızı bilmiyoruz. Belki de işe, filmleri o eski sabırla izlemeyi yeniden öğrenerek başlayabiliriz.

Bağlantıda kalalım mı?🔗

bilgi@entelmuhendis.com

© 2024. All rights reserved.

Üretkenlik tutkusuyla dolu, deneyimli bir eğitmen ve Faniler İçin Zaman Yaratma Rehberi ile Etkileyici Sunumlar Atölyesi gibi popüler kursların yaratıcısıyım.

Hem bireylerin hem de organizasyonların iş akışlarını optimize etmelerine, zamanlarını etkili bir şekilde yönetmelerine ve hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmak için pratik ve uygulanabilir stratejiler sunuyorum.