Pazarlama İlkeleri ‘nden bir diğeri olan Akıllarda kalıcı olma , ilk olma ilkesini ezer geçer. Potansiyel müşterilerin akıllarında ilk olmak, pazara ilk olarak giriş yapmaktan daha önemlidir. İlk Olma İlkesi ancak potansiyel müşterilerin akıllarında kalıcı olabilirseniz işe yarar. Marketing, yani Pazarlama, bir algı oyunudur. Algı İlkesini; akıllarda kalıcı olma ilkesi izler. Pek çok girişimci ellerinde ne kadar iyi hizmet ya da ürün olursa olsun bu pazarlama ilkesi ‘ne takılırlar ve tarihin tozlu sayfalarında yerlerini alırlar. “Gözden uzak olan gönülden uzak olur”. Pazarlama için ben bunu şöyle değiştirdim.  

“Müşterinin aklından uzak olan cüzdanından uzak olur!”

İlk cep telefonu Motorola firmasının 1983 yılında çıkardığı DynaTAC idi. 2000’li yılların başında İlk akıllı cep telefonu deyince akıllara Nokia gelirdi. Bu iki firma da şu anda akıllı cep telefonu pazarında adeta sürünüyorlar ve hiçbiri Apple ya da Samsung gibi akılda kalmadı.

 

Potansiyel müşterileriniz bir kez karara vardı mı onu sonradan binbir çeşit pazarlama ilke ‘si ya da stratejisi kullanarak değiştirmek imkansıza yakındır. Günümüzdeki bilgisayar farelerini ilk keşfeden Xerox pek çok kez bilgisayar işine girmeye çalıştı. Bu uğurda 2 milyar dolara yakın para harcadı ama başarıya ulaşamadı. (En son 2019 yılı içerisinde HP ‘nin kişisel bilgisayar bölümünü satın almaya çalışıyordu. Adamlarda da ne inat varmış arkadaş 🙂 )

 

Düşünün; bir gün karşınıza çok hoşlandığınız bir erkek ya da kadın çıktı.  Sizi ilk görüp sohbet ettiğinde beğenmiştir ya da beğenmemiştir.  İnsan beyni karşısındaki kişi hakkında ilk yargısını genelde saniyeler içinde belirler farkında olmadan. Kendinizi karşı cinse yavaş yavaş tığ gibi işleyerek sevdiremezsiniz. Aynı şey kendi ürün / hizmetiniz için de geçerlidir. Yavaş yavaş insanların aklına girme taktiği çoğunlukla işe yaramaz. Bir patlama ile, ya da ilk görüşte aşka benzer bir şekilde akıllarına girdiniz girdiniz, giremediniz geçmiş olsun. 

Bakınız koskoca Marlboro firması 1960’lı yıllarda nasıl bir başarısız bir pazarlama aktivitesi yürütmüş. Olayın hikayesini özetledim. Buradan okuyabilirsiniz.

 

Pazarlama ‘da Bunun Çözümü nedir?

 

Bu sorunun en kolay ve basit çözümü tek kelime. Para! Yeterli maddi kaynağınız varsa pek çok pazarlama aktivitesi (reklam, fuar, yazılı ve görsel basın vb) yapabilirsiniz. Para her ne kadar pek çok pazarlama probleminin çözümü gibi görünse de her zaman işe yaramaz. Pazarlama aktivitesi adı altında harcanan; pazarlama ilke’lerinden bir kısmını göz ardı eden ve geri dönmeyen paraların haddi hesabı yoktur. Tarihimizde Birinci Viyana ve İkinci Viyana kuşatmalarında olduğu gibi. Ya da yeterince sabrınız ve zamanınız varsa Marlboro ‘nun yaptığı gibi yıllar boyu inatla devam edip bekleyebilirsiniz de. (Marlboro’nun hikayesini bu yazımdan okuyabilirsiniz.)

 

Örneğin Apple’ın potansiyel müşterilerinin akıllarında kalıcı olmasındaki temel nedenlerinden birisi ismi. Apple kelimesinin Türkçe karşılığı bildiğiniz üzere Elma. Adamlar Elma markası ile bilgisayar satıyorlar. O zamanki rakiplerinin isimlerine bakacak olursak Apple markası isim olarak çok kolay akılda kalıyor. Apple II;  Commodore Pet, MITS Altair 8800, IMSAI 8080. Kendi kendinize sorun hangi isim akılda daha kalıcı? 🙂

Yazar Hakkında

entelmuhendis

Bir Cevap Yaz