Hemen baştan söyleyeyim, bu yazının içeriğinin romantik anlamda karşı cinste ya da sevgili eş adayınızın anne/babası/kardeşi/arkadaşı üzerinde ilk izlenim bırakmakla ilgilisi yok. 🙂 O beklenti ile okumaya başladıysanız üzgünüm; burada bahsettiğim ilk izlenim konuşması o konuşma değil. 🙂 Değerli vaktinizi başka bir konuyu okuyarak geçirebilirsiniz. 🙂

Profesyonel bir çalışan her daim yeni fırsatlara açık olmalıdır. İş fırsatı da gökten zembille yağmadığına göre ne yapmamız gerekiyor, bağlantılarımızı ya da İngilizce deyimiyle Network’ümüzü genişletmemiz gerekiyor. . Bana sadece “Linkedin var ya” demeyin. Yüzyüze dahi gelmediğiniz insanları bağlantılarınıza eklemenin bir anlamı yok. Network oluşturma ile ilgili yazıma şuradan ulaşabilirsiniz.

Kader ağlarını ördü, çalışmak istediğiniz bir firmanın üst düzey yöneticisi ile bir şekilde karşılaştınız, el sıkıştınız ve sıra kendinizi kısaca tanıtmaya geldi. İlk izlenimi ( eskilerin deyimiyle ilk intiba, Amerikalıların deyimiyle Elevator Pitch) bırakmak için 15-20 saniyeniz var. Yani kendinizden bahsedeceğiniz 15-20 saniye. Hazırlıklı değilseniz elinize yüzünüze bulaştırma olasılığınız yüksek. Peki bu süre içerisinde nelerden bahsetmeniz gerekli.

  1. Özet Etiketi
  2. Profesyonel özgeçmiş
  3. Şu anda çalıştığınız yer/göreviniz
  4. Gelecekte profesyonel olarak ne yapmak istediğiniz.

Bu süreyi ve içeriği kartvizitinizin sözel bir uzantısı olarak düşünün. Tabii ki tam bir özgeçmiş değil. Ancak kapı aralayıcı niteliğinden ötürü belki de özgeçmişten daha önemli. Bu konuşmadan sonra eğer vakit varsa konuşma devam edecek. Belki karşınızdaki ile ortak noktalarınız ortaya çıkacak. Örneğin aynı okuldan mezun olma, aynı spor takımını tutma, ya da ikinizin de aynı yaşlarda çocuğunun olması vs vs. Bu uzun girişten sonra konuşmamızı yapılandıralım.

İlk İzlenim Konuşması ‘nın Yapısı

Konuşmanın içeriği ve yapısı ile ilgili biraz örnek vereyim. Bir arkadaşımla kahve içmek için sözleştim diyelim ve o da yanında daha önce tanışmadığım bir arkadaşı olan Ahmet’i getirmiş olsun. Başta merhaba, nasılsın vs faslını geçtik. Bu yeni tanıştığım kişi bana dönüp şöyle bir cümle kurdu.

Ahmet: Selim Anladığım Kadarıyla Bilişim Sektöründesin. (önüme çok güzel pas geldi, topu ağlarla buluşturma vakti 🙂 )

Selim:  Evet Ahmet doğru. Yazılımcıyım, bir sürü kod yazıyorum. XYZ firmasında işe başladıktan sonra müşterilerimizden biri olan ABC firmasına geçtim. Orada marka yönetimi takımına mobil uygulamalar konusunda destek veriyorum. Severek çalışıyorum, bununla birlikte son zamanlarda biraz daha büyük resmi düşünmeye başladım ve bu yüzden yönetici rollerindeki fırsatlara bakıyorum.

Gördüğünüz gibi konuşmada Özet Etiketi, önceki işim, şu andaki işim/görevim ve geleceğe yönelik beklentim var. Tamamı için 15-20 saniye yetti de arttı bile.

Başka bir örneğe bakalım.

Diyelim ki bir birkaç yıl boyunca Kimya fabrikasında takım lideri görevindeydim ve evlilik/başka yere taşınma sebebiyle kariyerime ara verdim ve bu süreçte de MBA programını bitirdim. Şimdi de bir ilaç firmasının kalite kontrol bölümünün yöneticisiyim. Bir arkadaşım beni sosyal bir etkinliğe davet etti ve beni patronu ile tanıştırdı;

Patron: “Tanıştığıma memnun oldum Selim. Neler yapıyorsun bakalım?“ dedi.

Verilebilecek güzel cevaplardan biri şu olabilir.

Ben: Geçmiş çalışmalarım (ya da background’um ya da özgeçmişim) Kimya üzerine, çoğunlukla kalite kontrol. Şu anda merkezi ABC ülkesinde olan XYZ isimli ilaç firmasında Kalite Kontrol Birimi Müdürüyüm. İnsanların sağlıklarına kavuşmasına yardımcı olmak gerçekten güzel bir his. Bununla birlikte önünde sonunda daha ileri seviye yöneticilik rollerine geçmeyi hedefliyorum.

Mükemmel Bir Konuşma Yoktur

Gördüğünüz gibi kısa bir özet ve ardından şu andaki pozisyonumu da içeren  iş tecrübem hakkında bilgi verip gelecekten beklentimi sundum. Tamamı 18-20 saniye sürdü. Bununla birlikte gördüğünüz gibi MBA ile ilgili derecemden bahsetmedim bile. Genel olarak eğer yeni mezun değilseniz ve en az birkaç yıllık iş tecrübeniz varsa eğitim/öğretim geçmişinizden bu tip bir kısa konuşmada bahsetmeniz yersizdir. Sizi amatör ve tecrübesiz gösterir. Eğer sohbet ilerleyip derinleşirse ilerleyen dakikalarda yeri gelirse bahsedebilirsiniz. Sonuçta bir devlet sırrı değil bu 🙂

Şu konuda hem fikir olalım. Bu ilk izlenim konuşmasının mükemmel bir hali yoktur. Kişiden kişiye değişir. Ancak belirli kriterleri taşıması gerekir.

  1. Kendinize güvendiğinizi hissetmeniz ama kibirli/küstah bir konuşma olmamalı.
  2. Kısa olmalı. 15-20 saniyeyi aşmamalı.
  3. İşinizle ilgili  teknik kavramlar içeren jargon kullanılmamalı.
  4. Konuşmanız ayırt edici olmalı. Çok yuvarlak ya da genel olmamalı.

Eğer bu kriterleri sağlarsanız konuşmanız güzel bir sohbetin başlangıcı olacaktır.

İlk İzlenim Konuşması ‘nın Sağlamlaştırılması

Şunu hatırlatmak isterim. Konuşma karşınızdaki kişiyle bağlantıya geçme girişimidir.  Özgün ve içten olmalıdır. Bu bir satış ikna konuşması değildir. İlk izlenim konuşmanızın ardından karşınızdaki kişiye mutlaka işiyle ilgili bir soru sorarak konuşmayı devam ettirin. İnsanlar genelde kendilerinden bahsetmekten hoşlanırlar. Bu sebeple onlara bir şans verin. Kendilerinden bahsettikçe ortak noktalarınız ortaya çıkacak ve bağlantınız daha da sağlamlaşacaktır.

Bir diğer önemli nokta, asla ilk tanıştığınız kişiden bir şey istemeyin. Bazı istisnalar mutlaka olacaktır ama çoğunlukla yeni tanıştığınız bir kişiden;

  1.  Haketmediğiniz bir iyilik istenmez
  2. Sizi başka biriyle tanıştırması istenmez
  3. Çalıştığı/sahip olduğu şirket boş pozisyon olup olmadığı sorulmaz.

Bağlantıda kalmanın amacı; gelecekte bir gün ikinizden birinin bir şekilde birbirine faydasının dokunma olasılığıdır. Ayrıca klasik olarak şunu unutmayın; izleyicinizi tanıyın.. Size yukarıda bir iki örnek verdim bununla birlikte konuşmanızı, karşınızdaki kişinin profesyonel iş hayatına göre şekillendirmeniz gerekebilir.

Son olarak eğer konuşmanızın verimli geçtiğini düşünüyorsanız proaktif davranıp; “Sizinle sohbet etmek güzeldi” ya da “tanıştığımıza memnun oldum” diyerek kartvizitinizi verebilirsiniz. Bu noktadan sonra dilerseniz Linkedin üzerinden bağlantıya geçebilirsiniz.

İlk izlenim konuşmanızı 12-18 ayda bir gözden geçirmeniz uygun olacaktır ve bir arkadaşınızdan yardım isteyip konuşmanız hakkında geri bildirim vermesini rica edebilirsiniz.

Hadi bakalım kolay gelsin.

Yazar Hakkında

entelmuhendis