Zor Şeylerin İyi Tarafı: Yapay Zekâ Bize Ne Yapıyor?

Yapay zekâdan yardım alarak kesir problemi çözen insanlar, yardım elinden alınınca hem daha kötü sonuç aldı hem de denemeyi bıraktı. Bu yazıda bu araştırmayı, "hız" ile "zihinsel dayanıklılık" arasındaki ilişkiyi ve kendi yapay zekâ alışkanlıklarıma bakışımı anlatıyorum. Zorlanmak bir maliyet mi, yoksa yatırım mı?

10/26/20263 min read

Geçen günlerde okuduğum bir araştırma* beni epey düşündürdü. Konu şu: yapay zekâ destekli sohbet botları, zihinsel dayanıklılığımızı nasıl etkiliyor? İtiraf edeyim, ben de aklıma takılan şeyi önce yapay zekâya soranlardan biriyim 😅 O yüzden bu araştırma biraz da kendi aynama bakmak gibi oldu.

Deney gayet basit: katılımcıları iki gruba ayırıyorlar. Biri matematikteki kesir problemlerini kendi başına çözüyor, diğeri ChatGPT'den yardım alarak çözüyor. (hani var ya, paramın 1 bölü 3'ü ile kuruyemiş alacağım… gibisinden sorular 😄 tabii buradaki sorular kadar kolay değil 😊)

Önce Avantaj, Sonra Çöküş

Tahmin edeceğiniz gibi ChatGPT kullanan grup başta daha iyi performans gösteriyor. Zaten dil modelleri matematikte hiç fena değil. Ama araştırmacılar yapay zekâ botunu devre dışı bırakınca tablo tersine dönüyor. Yapay zekâ grubunun doğruluk oranı kontrol grubunun altına düşüyor. Daha da ilginci, bu gruptaki birçok kişi soruları çözmeye çalışmak yerine boş bırakıp geçmeye başlıyor. Buradaki en büyük sorun yanlış cevap vermeleri değil, sorun denemeye dahi tenezzül etmeden boş geçmeleri.

Deneyi farklı biçimlerde tekrarlamışlar. Matematik sorularını SAT sınavında okuduğunu anlama sorularıyla değiştirmişler. Sonuç aynı: doğrulukta ve azimde benzer bir düşüş. (SAT: Scholastic Assessment Test, Amerika Birleşik Devletleri’nde üniversitelere lisans başvurusu yaparken kullanılan standartlaştırılmış bir üniversite giriş ve değerlendirme sınavıdır.)

Hız Her Zaman Dostunuz Değildir!

Araştırmacılardan biri, bundan daha net bir hikâye isteyemeyeceğimizi söylemiş. Yapay zekâya aşırı güvenmek, zihinsel kapasitemizi yavaş yavaş aşındırıyor. Cevap saniyeler içinde gelmeye başlayınca biz de o hıza alışıyoruz. Biraz daha uzun süren her şey birden “verimsiz” görünmeye başlıyor. Bu cümleyi okuyunca bir an durup düşündüm, çünkü tanıdık geldi 🙂

Yeni Olan Şey: Hız

Teknolojinin zihinsel yeteneklerimizi aşındırması yeni bir fikir değil. Akıllı telefonlar da yıllar içinde, yavaş yavaş benzer etkiler yarattı. Yapay zekâ sohbet botlarında fark şurada: etki neredeyse anında ortaya çıkıyor. Zihinsel çabayı atlamanın verdiği o küçük rahatlama hissi, kısa bir kullanımdan sonra bile zor düşünmeyi katlanılmaz hâle getirecek kadar güçlü olabiliyor.

İyi haber de var: bu etkilerin kalıcı olup olmadığını henüz bilmiyoruz. Aynı katılımcılar yapay zekâ desteğinin hiç olmadığı bir ortamda tekrar denese, belki toparlarlar. Ama bu erken bulguları da görmezden gelmemek lazım. Zihinsel zindeliğimiz söz konusuysa, henüz tam anlamadığımız güçlü bir şeyle oynuyoruz.

Düşünmenin Kıymeti

Beni en çok düşündüren kısım şu oldu: bu mesele sadece “verimlilik” meselesi değil. Ciddi, sürekli ve bilinçli düşünceden yoksun bir hayat, bana kalırsa yoksullaşmış bir hayat. Düşünmek, kendimizi ve dünyayı anlamlandırmanın, yeni şeyler hayal etmenin ve geleceğimizi kurmanın yolu. Bizi biz yapan şeylerin merkezinde bu var. Düşünmeyi de bırakırsak sadece haz odaklı bir canlıya mı dönüşürüz diye düşünmedim de değil… (Bu cümleyi yazdıktan sonra hâlâ düşünebildiğimi fark edip mini bir sevinç yaşadım 😄)

Teknoloji dünyası araç üretmekte çok iyi, ama o araçları nasıl kullanacağımızı çözmekte pek başarılı değil. O son adım hâlâ bize kalıyor. Ama bunun için önce hangi iş yükünün, ne kadarını yapay zekâya vereceğimizin kararını vermemiz gerekiyor. Bunu yapabilmek için belki de artık çocukların ve gençlerin, okul sıralarında ve evde, düşünme alışkanlığını erken yaşta kazanması gerekiyor.

Bir de işin biyolojik tarafı var: beyin sık kullanmadığı bağlantıları zayıflatıyor. Bunun yapay zekâyla uzun vadede nasıl bir ilişkisi olacağını bilmiyoruz, ama merak etmeden de duramıyorum.

Benim İçin Çıkarım

Bu yazıyı okuyunca kendi yapay zekâ kullanımıma biraz daha eleştirel bakmaya başladım. Mesele yapay zekâyı tamamen bırakmak değil. Mesele, ne zaman bilerek kolay yolu, ne zaman bilerek zor olanı seçtiğimizin farkında olmak. Zorlanmak artık bana bir maliyet gibi değil, bir yatırım gibi görünüyor.

Sahi, siz en son ne zaman bir şeyi yapay zekâya sormadan, uzun uzun kafa yorarak çözdünüz?

*Araştırma: Grace Liu, Brian Christian, Tsvetomira Dumbalska, Michiel A. Bakker ve Rachit Dubey, “AI Assistance Reduces Persistence and Hurts Independent Performance” (Yapay Zekâ Desteği Azmi Azaltır ve Bağımsız Performansa Zarar Verir), arXiv ön baskısı, Nisan 2026. arxiv.org/abs/2604.04721

Bağlantıda kalalım mı?

Hakkımda

selim@selveroglu.net

© 2026 Entel Mühendis

Amacım, ülkemizdeki profesyonellere ve girişimcilere verimlilik, zaman yönetimi ve sunum becerilerinde ustalaşmaları için rehberlik etmek.